Gece
yer yer canlı ışıkların aydınlattığı yer yer karanlıkta kalan bir parktayım salıncakta
hava soğuk
ellerim soğuk
salıncağın çocuklar için güvenlik kısmı bacaklarımı eziyor
kendi ağırlığım suçlusu
çocukluğumun haddini aşmışım da utanmadan hala medet umuyorum salıncaklardan
ve en çok benim hakkım salıncaklar
ellerimi daha da üşütüyor demirler
paslı olmaları yetişkin zihnimde üstüme bulaşmasından çekiniyor,
fakat ayaklarım kesiliyor yerden
içimden actırken tat ver bir sızı geçiyor
Kulağımda hoş bir melodi
sağ tarafımda yüksek binalar,
binaların birinin yüksek katlarında yanıp sönen renkli küçük ışıklar
bana çocukluğumu anımsatıyor
çocukluğun pürüzsüz coşkusunu, saf heyecanlarını, sevinçlerini ve neşesini
ışıkların büyüsüyle kapatıyorum gözlerimi
ve duyuyorum sesini çocukluğumun
ayaklarım değmiyor yere,
gönlüm değmiyor derde.
bir tebessüm geliyor yüreğimin derinliklerinden.
açıyorum gözlerimi
çocukluğumu arıyorum karşıma çıkacakmışcasına.
önümden yürüyüp geçişini görmeyi talep ediyorum yetkililerden.
fakat gelmiyor kimse.
tekrar kapatıyorum gözlerimi
melodiye bırakıyorum kendimi.
zihnimin ücra köşelerine renk katıyor.
eşlikçisi salıncağın gıcırtısı. demirden değil ama ahşap gıcırdıyor.
uzaklaşıyorum tüm mana alemlerinden
anlamlarını yitiriyor tüm yaşam telaşı.
ninni söylüyor bana bu sesler.
hayaller kurduruyor onların peşinden koşmaya azmettiren
hoş renkler bulmak, bu seslerle süslemek ve bir bütün olma arzusu.
bir yüreğin sesinin dünyaya arz edilmesinin neşesi ve tatlı telaşı.
güzel dilekler hayal ediyorum. her birinin bir yarayı kapadığı.
hoş pencereler açıyorum zihnimde, yüreğimin acısını serbest bırakıyorlar.
niyet ediyorum tekrardan.
saf sevgiyle bir bütün olmaya. sevgiye dönüşmeye ve çocukluğuma
Yorumlar
Yorum Gönder