Gece
yer yer canlı ışıkların aydınlattığı yer yer karanlıkta kalan bir parktayım salıncakta hava soğuk ellerim soğuk salıncağın çocuklar için güvenlik kısmı bacaklarımı eziyor kendi ağırlığım suçlusu çocukluğumun haddini aşmışım da utanmadan hala medet umuyorum salıncaklardan ve en çok benim hakkım salıncaklar ellerimi daha da üşütüyor demirler paslı olmaları yetişkin zihnimde üstüme bulaşmasından çekiniyor, fakat ayaklarım kesiliyor yerden içimden actırken tat ver bir sızı geçiyor Kulağımda hoş bir melodi sağ tarafımda yüksek binalar, binaların birinin yüksek katlarında yanıp sönen renkli küçük ışıklar bana çocukluğumu anımsatıyor çocukluğun pürüzsüz coşkusunu, saf heyecanlarını, sevinçlerini ve neşesini ışıkların büyüsüyle kapatıyorum gözlerimi ve duyuyorum sesini çocukluğumun ayaklarım değmiyor yere, gönlüm değmiyor derde. bir tebessüm geliyor yüreğimin derinliklerinden. açıyorum gözlerimi çocukluğumu arıyorum karşıma çıkacakmışcasına. önümden yürüyüp geçişin...