Yaşam ve Ölüm dizili mısralar

Bugün ölümün kıyısından pek uzaktayım

Çevrem, çehrem buram buram yaşamak kokuyor.

Önümde uzanan usul bir deniz

Buraya ölüm uğramaz sandırır.

Havasıdır suyudur buranın böylesine yaşam kokma sebebi.

Ölüm kol gezmez buralarda.

Karanlıklar barınamaz.

Hepsinin üzerine bir set çekilir burada.

İnsanların derdi tasası dahi nüfuz edemez havaya.

İşte öyle bir yaşamak, karışır aramıza.

Burada yaşam barındıran varlıkların çehreleri zamana meydan okuyor gibi durmaz, 

Onlar zamana eşlik ediyor, hoş yollarda birlikte yürüyor gibilerdir.

İşte bu sebeple yaşam kokusu alıyorum buram buram.

Üzerime sinecek olmasına dair endişelerim yok. 

Zira bilirim ki yaşam da ölüm de iki kol gibi benden ayrılmayacak bir bütündür.

İkisiyle var oluyor, onlarsız tökezliyorum.

Biri ağır basacak olursa devriliyor,

varlıklarıyla dengeleniyorum.


Ancak yaşamak bilir mi ölümü? 

Ölüm hoş görür mü yaşamayı?

Birbirleriyle dost olurlar mı bir gün?

Varlık yokluğa öykünür mü hiç?

Yokluk göğsünü gere gere çıkar mı yaşamın karşısına?

Zor dostlar.

Yaşam varlıkla bulur kendini. 

Yokluk ise ölümle teselli bulur. 

Bir çığlıktır bu evren.

Herkesin fısıltılarına kulak kabartıp

Onları hiçe sayan bir çığlık.


Bir gün, fısıltılar kendini yokluğa teslim edip de ölüm üzerinden geçtiği vakit çığlıklar duyacak kendini. Yaşam duyacak. 

Bir gün gelecek ve yaşam kendi sonunu yaşayacak. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gece

İyilik Felsefesi